18 Mart 2017 Cumartesi

A CLOCKWORK ORANGE (Otomatik Portakal)

KÜNYE

Yönetmen: Stanley Kubrick

Yapımcı: Stanley Kubrick

Senarist: Anthony Burgess'ın romanından Stanley Kubrick tarafından senaryolaştırılmıştır.

Oyuncular:
Malcolm McDowell
Patrick Magee
Wendy Carlos Rachel Elkind

Müzik:
Wendy Carlos
Rachel Elkind

Yapım yılı : 1971


A Clockwork Orange , “şiddet, suç ve ceza” kavramlarını, bir suçlunun devlet eliyle ıslah edilme biçimi ve bunun neticeleri üzerinden distopik bir gelecek atmosferi çizerek hicveden bir film. Bahsettiği dönem ve tartıştığı meseleler göz önüne alındığında film için, modern toplumun ironisidir denilebilir.

Filmin başından sonuna kadar anlatıcı Alex’tir. Bu yüzden seyirci, acımasız, alaycı, toplum değerlerini küçümseyen, sıra dışı, saldırgan ve yıkıcı bir portre çizen Alex’in gözünden bakar olaylara.

Antikahramanımız Alex DeLarge ve arkadaşları kurdukları çete ile içlerinden taşan bir şiddet eğilimiyle adeta şehirde terör estirirler. Korova Sütbarı’nda şiddet eğilimlerini perçinleyen süt ve uyuşturucu karışımı içeceklerini içerler, yaşlılara saldırırlar, Alexander adında bir yazarın evine girip onu sakatlarlar ve yazarın karısına tecavüz ederler. Çete içerisinde giderek şiddetlenen liderlik çatışmaları, Alex’in arkadaşları tarafından tuzağa düşürülüp hapse girmesiyle son bulur ve olaylar gelişir. Hapisteyken şiddetten uzak duran Alex uysal davranarak, dinle ilgilenir ve hapishanedeki rahibin sempatisini kazanır.(Fakat burada İncil’i okurken kendisini İsa ile değil ona işkence eden Roma askerleri ile özdeşleştirir.)

Bu noktada Alex’i ve içinde yaşadığı toplumu daha iyi analiz edebilmemiz için psikoanalitik bir terime ihtiyacımız var. Psikanalizde suç ve cezanın karşısına getirilebilecek kavram, ressentiment (hınç)tir. İşte ressentiment’in varlık bulabilmesi için Alex’in yaşadığı gibi bir iktidarsızlık durumunun oluşması gerekmektedir. İnsana bir makine gözüyle yaklaşan düzene, kurallara, baskıcı toplumsal kontrole, itaat etmeyen/ boyun eğmeyen Alex, kendini açığa çıkarma adına yıkıcılığa başvurur. Yani Alex’in şiddetinin kökeninde var olma problemi yatar. Modern devletin insanı bir hiçe indirgediği böylesi bir ortamda Alex’in şiddet eylemlerini bir eğlence, haz unsuru olarak algılamak hatalı ve eksik bir bakış açısı olacaktır. Alex ve çete arkadaşlarının ürettikleri Rusça kökenli Nadsat dilinde konuşmaları bile yürürlükteki dilden sıyrılma çabalarının, düzen karşıtı eğilimlerinin bir dışavurumudur.


DEĞERLENDİRME

Sonuç olarak A Clockwork Orange, modern toplum yapısında suç ve cezanın karşılıklı işlenmesinden hareketle efendi-köle diyalektiğini, otoritenin Alex’i ıslah etme adıyla uyguladığı cezalandırma
yönteminin onu ne derece özgürleştirdiğini(!), bireyin özgürlüğünün toplumun diğer üyelerinin köleleştirilmesi ile mümkün olup olmadığını tartışır.

ACE IN THE HOLE (Diri Gömülenler)

KÜNYE

Yönetmen: Billy Wilder

Yazan: Billy Wilder, Lesser Samuels, Walter Newman

Oyuncular: 
Kirk Douglas
Jan Sterling
Robert Arthur

Yıl: 1951



FİLM NEYİ ANLATIYOR?

Film gazetecinin kimliğiyle olayları nereye taşıyabileceğini, gazetecinin haberini oluşturmak için neler yapabileceğini anlatıyor. Haber uğruna etik ilkeleri ne kadar esnetebileceğini ve kendini ispatlamak isteyen bir insanın başkalarını hiçe sayarak yapabileceklerini anlatıyor.


Film gerçek bir hikayeden mi alıntı yoksa kurgulanmış bir hikaye mi?


Film 1925 yılında Kentucky’de bir mağarada 18 gün mahsur kalıp 18. günün sonunda ölü olarak çıkarılan Flloyd Collins’in hikayesi üzerinden çeşitli eklemeler ve çıkarmalar yaparak kurgulanmıştır.

Gerçekten esinlenerek yaratılan senaryoda Minosa gerçeğinden farklı olarak 6.gün hayatını kaybeder. Yine gerçek olaydan farklı olarak Collins’in haberini yapan gazeteci William Burke Miller, Pulitzer ödülü alırken filmdeki gazeteci karakter Tatum hayatını kaybetmiştir.


Yönetmen Billy Wilder kimdir?


Filmin yönetmeni Billy Wilder toplamda 21 kez Oscar’a aday gösterilen ve 6 kez kazanan Hollywood’un duayen yönetmenlerindendir. Filmlerinde toplumsal sorunlara değinir. Filmlerinde komedi-dram ve çatışmayı bir arada kullanır ve bunu kullanabilen sayılı yönetmenlerdendir. Gerektiğinde kara mizahı da barındırır.

Ace in The Hole filminde de bir diğer filmi olan The Aparment’da olduğu gibi üst mevkilerde yer almak için her türlü etik ilkeyi hiçe sayan bir karakteri sunmuştur.


Chuck Tatum’u canlandıran Kirk Douglas kimdir?


Kirk Douglas’ın yer aldığı filmlerden en önemlisi yapımcılığını da yaptığı 1960 yapımı Spartacus filmidir. Yine Vincent Van Gogh’un hayatını canlandırdığı Lust for Life isimli film sanatçının iç çelişkilerini yansıttığı için büyük beğeni kazanmıştır aynı zamanda bu filmdeki rolüyle Oscar’a aday gösterilmiştir. Kendisi de 2015 yılında Habertürk gazetesinin pazar ekine verdiği röportajda o rolün kendisi için özel olduğunu söylemiştir.  Amerikan Film Endüstrisi’nin (AFI) düzenlediği “Tüm zamanların en iyi Amerikan erkek sembolleri” listesinde 17. sırada yer almıştır. 1916 doğumlu olan Douglas yaşamına devam etmektedir.

Ace in The Hole filmi öncelikle Ace in The Hole  ismiyle yayınlanmış ardından çağrışımları nedeniye Big Carnival ismini almıştır. Sonraları filmin ismi yeniden Ace in The Hole olarak duyurulmuştur. Filmin çekildiği set dünyanın en büyük film setlerinden bir tanesidir ve New Mexico’da bulunur. 35mm çekilen film henüz geniş ekrana uyarlanmamıştır. En iyi uyarlama senaryo dalında Oscar kazanan film buna ek olarak Vemedik Film Festivali’nde “En iyi uluslararası film” ödülünü kazanmıştır.


Gazeteciliğin etik kurallarına göre eleştirisi.


Filmi değerlendirdiğimizde senaryoda bazı eksik parçaların bulunduğu göze çarpmakta. Örneğin; radyo yayınından sonra diğer gazetecilerin sondaj yöntemini sorgulamaması, haber günlerce baş sayfadan verilmesine rağmen olaya şeriften daha yetkili birinin atanmaması senaryodaki eksik kalan parçalardır.

Sizce haberin daha sansasyonel olması için etik kuralların çiğnenmesi doğru mu?
Siz Minosa’nın ölmeyeceğini bilseniz bile bu yola başvurur muydunuz?


Replikler



Tatum: Çok iyi bir yalancıyımdır. Pantolon askısı takan adamlara da yalan söyledim kemer takan adamlara da yalan söyledim. Ancak asla hem kemer hem pantolon askısı takan birine yalan söyleyecek kadar aptal olmadım.

**
Tatum: Kötü haber iyi iş yapar. Çünkü iyi haber,  haber değildir.

**
Tatum: Bir kişi 84 kişiden daha değerlidir. Bunu sana öğretmediler mi?...Gazeteyi alırsın bir milyon kişinin çektiği kıtlık hakkında okursun ama aklında hiçbir şey kalmaz. Oysa bir kişi farklıdır. Hakkındaki her şeyi bilmek istersin.

**
Tatum: Olayları ben yaratmıyorum. Tek yaptığım onlar hakkında yazmak.

**
Tatum: Onlar senin için onlar sıradan birer insan. Benim için bay ve bayan Amerika!

**
Gazeteci: Hepimiz aynı gemideyiz Tatum.
Tatum: Gemide olan benim sizse suda. Görelim bakalım siz nasıl yüzüyorsunuz.

**
Tatum: Gazetene ait değilim. Duvardaki o nakışlı yazı bana göre değil. Önüme engel oluşturuyor.

**

Tatum: Artık evinize gidin, hepiniz. Sirk sona erdi.



Değerlendirme:



İnsan merakı faktörü, basın ahlakının önüne geçerek pragmatist bir yaklaşımla kullanılmış ve halkın haber alma özgürlüğü bireysel çıkarlar uğruna hiçe sayılmıştır.  Filmde medya ile siyasetin ve toplumun ilişkisi çok net bir biçimde gösterilmiştir. Leo Minosa ekseninde bir ekonomi oluşmuş özel tren seferleri, şarkı sözü kağıtları, hamburgerler, giriş ücretleri gibi ekonomik unsurlar görülmekteYozlaşmış gazetecilik etiği gözler önüne serilerek insanın kendi acısına bile yabancılaşmasını göstermektedir. Filmde Leo Minosa’nın acısı üzerinden kapitalist atılımlar gerçekleştirilmiş ve halka bu acı eğlence aracılığıyla pazarlanmıştır. dir. Gösteri makinesi her şeyi öğüttüğü gibi Leo Minosa’nın içler acısı durumunu da öğütmüştür!

ANCHORMAN: The Legend of Ron Burgundy (Anchorman: O Bir Efsane)

KÜNYE

Yönetmen: Adam McKay
Senaryo: Adam McKay , Will Ferrell
Yapımcı: Judd Apatow , David O. Russell , Shauna Robertson , David B. Householter , Martin Cohen
Müzik: Alex Wurman
Görüntü Yönetmeni: Thomas E. Ackerman
Anlatıcı: Bill Kurtis
Oyuncular:
Will Ferrell ,
Christina Applegate ,
Paul Rudd ,
Steve Carell ,
Vince Vaughn
Süre: 94 dk
Tür: Absürt Komedi
Özellikler: Renkli
Ülke: ABD
Dil : İngilizce
Görüntü formatı: 35 mm
Yapım Yılı: 2004
Hasılat : 90.574.188
Bütçe : 26 milyon $
Empire’ın Gelmiş Geçmiş En Mükemmel Filmler listesinin 113. sırasında yer almıştır.
2013 yılında 2. Filmi, Anchorman: The Legend Continues (Çılgın Haber Ekibi) ismiyle çıkmıştır.

FİLM NEYİ ANLATIYOR?

Ron Burgundy, 70’lerin San Diego’sunda popüler bir televizyon spikeridir. Ron, TV dünyasında kadınların yerinin daima ya kamera arkasında ya magazin ya da geç saatlerde yayınlanan yemek pişirme programlarında olduğunu düşünmektedir. Tüm bu düşüncesinin aksine yanına, hırslı ve iyi bir spiker olmak isteyen Veronica Corningstone getirilir. Her ne kadar Veronica’yı önemsiz haberlerle uğraşmaya zorlasa da Veronica, mesleğinde doğru işler yapmaya çalışarak ilerlemekte kararlıdır. Fakat Veronica’nın azimli bir şekilde haber spikeri olmak istemesi, Ön planda olmayı seven Ron ikilisi arasında ciddi bir mücadele ve çatışmaya yol açacaktır.
Kısaca; kendini ispatlamak ve ün yapmak isteyen bir habercinin başkalarını hiçe sayarak neler yapabileceğini ve bu uğurda haber etik ilkelerini ne kadar çiğneyebileceğini anlatıyor.

Film gerçek bir hikâyeden mi alıntı yoksa kurgulanmış bir hikâye mi?

Filmin başında şu bilgiler verilmiştir:
“Film gerçek olaylara dayanmaktadır. Sadece isimler, mekânlar ve olaylar değiştirilmiştir.”
Film aslında habercilikte ve medyada yaşanan genel olayları anlatmaktadır. Ama olaylar tamamen kurgudur. Bu yüzden film aslında tamamen kurgulanmıştır, gerçek bir hikâyeden alıntı değildir.
Filmin başında verdiği bu çelişkili sözleriyle aslında habercilikle ve medyayla dalga geçeceklerine ve eleştireceklerine dair bir ön atıfta bulunmuştur.

KARAKTERLER İLE İSİM ANALİZİ

Anchorman filminde Ron Burgundy ve Veronica Corningstone karakterleri dışında haber ekibinde olan Brick Tambland, Brian Fantana ve Champ Kind karakterlerinin isimleri karakterlerine bağlı olarak koyulmuştur. Bunun nedeni Ron Burgundy ve Veronica Corningstone başrolleri dışında diğer 3 kişi bu absürt filimde daha çok tipleme olarak karşımıza çıkar. Tiplemelerde isimler genelde o tiplerin karakteriyle özdeşmektedir.
Brick İngilizce de mert kişi demektir. Bu da karakterle absürt bir şekilde özdeşmiştir. Karakter sessiz ve sakin duruşunun altında birden bire patlayan ve ekip arkadaşlarını mertçe koruyan biridir. Özellikle savaş sahnesinde bunu daha iyi görüyoruz.
Brian İngilizce de “erkek ismi” demektir. Bu karakter biraz daha kadınlara düşkün ve çapkın biri, erkekliğini göstermek için normal erkek ismi vermek yerine absürt bir şekilde “erkek ismi” ismi verilmiştir.
Chimp Kind karakterinin ise isminden de anlaşılacağı gibi biraz “şempanze türü” gibi kaba davranışları olan bir karakterdir.
Başroldeki karakterlerin ise diğerlerinin gibi bariz olmasa da isimden ziyade soyadlarının da düşünülerek koyulduğunu görebiliriz: Ron Burgundy ‘nin soyadı şarap rengi demektir. Bu karakteri genelde şarap rengi kıyafetlerle görmekteyiz. Ne zaman ünü bitti o zaman o renkte giyinmeyi bıraktı. O renk aşkı temsil etmektedir. Corningstone ‘daki stone ise taş demektir. Kadın karakterinin hepsinden daha sağlam ve güçlü biri olduğunu filmde zaten görüyoruz. Ayrıca Veronica’yı da hep mor renk te kıyafetlerle görüyoruz. Mor ise asaletin rengidir. İsimler gibi karakterler ile renklerin uyumu da bilnçli olrak seçilmiştir.

FİLMİN EN İYİ REPLİKLERİ

Anlatıcı: “Bir zamanlar kablolu televizyondan da önce yerel sunucuların hüküm sürdükleri bir zaman vardı. İnsanların televizyonda duydukları her şeye inandıkları zaman… Bu haberleri yalnızca erkeklerin okumasına izin verildiği bir çağdı. Ve San Diego’da bir sunucu diğerlerinden çok daha iyiydi. Onun adı Ron Burgundy idi.”
(Bu replik filmin en başında anlatıcının repliğidir ve aslında en önemli repliktir. Çünkü anlatıcının en başta söylediği bu sözler aslında bütün filmin özeti ve tüm olay dizisinin anahtarıdır.)
Champ Kind:
-Sunucu dediğin erkek olur. Kadın değil.
Veronica Corningstone:
-Yine başladık. Her istasyonda aynı… Kadınlar nasıl katlandığımı soruyorlar. Gerçek şu ki başka seçeneğim yok. Burası gerçekten erkeklerin dünyası... Ama onlar gülüşüp orama burama dokunurken ben, haber peşinde koşup aksansız diksiyon çalışıyorum. Çünkü kazanabilmemin tek yolu en iyisi olmak.
(Veronica bir kadın olarak erkekler dünyasında ne kadar güçlü olduğunu ve dik duruşunu ve kadın kimliğiyle değil haberci kimliğiyle kanalda bulunduğunu bu sözleriyle izleyiciye kendini bir nevi tanıtmıştır.)
Veronica Corningstone:
-Bir haberci olarak çalıştığım şehri tanımalıyım.
Kanal sahibi:
-Haber merkezimi ikiye böldürtmem! (haber analizine bakınız)
Garson:
-Biliyor musun, zaman değişiyor. Kadınlar da artık bir şeyler yapabiliyor. Ve bunu kabul etmeyi öğrenmek zorundasın.

FİLMİN DÖNÜM NOKTASI

Burgundy’nin arabadan dışarı çöp atması filmin dönüm noktası olmuştur ki yönetmenin, filmin 18.23’ncü dakikasında tüm ekibini izleyicinin gözüne soka soka yere çöp atmalarından bize ipucu verdiğini çıkarabiliriz.
Burgundy köpeğinin denize atılmasıyla yayın akışına geç kalmış ve onun yerine Veronica haberleri sunmuştur. Filmin asıl çatışması buradan itibaren başlamıştır aslında. Hep bunun hayalini kuran Veronica başarısıyla (yayın sırasında haber ekibinin etik olmayan engellerine rağmen) başta kanal sahibi olmak üzere herkesi etkilemiştir. Bundan sonra Burgundy için her şey daha aksi gitmeye başlarken Corningstone ilk kadın sunucu olarak başarısı daha da artmıştır. Bu dönüm noktası orada çalışan kadın haberciler içinde olmuştur. Kendilerini güçsüz ve ikinci plan sanan kadın çalışanlar Veronica’nın başarısını görünce güçlenmiş ve haber ekibinin sarkıntılıklarına daha dik durarak karşılık veremeye başlamışlardır. Yönetmen filmin başından sonuna baktığımızda bu değişimi gözler önüne sermektedir.

FİLMDEKİ KARAKTERLERİN ANALİZİ

• Film, Ron Burgundy’nin helikopter ile haber merkezine gelmesiyle başlıyor. Yönetmen, bu karakterin herkesten üstün olduğunu helikopter ile imgelemiştir.
• Helikopterden inişinde karakterin ayakkabısının üstünde gümüş toka, altından kemer ve yine değerli yüzükler görüyoruz bu da yine karakterin ne kadar lüks içinde yaşadığını görüyoruz.
• Ardından “Hey! Millet ne kadar iyi göründüğüme bakın.” diyerek kendini ne kadar beğenmiş bir karaktere sahip olduğunu daha filmin en başından görüyoruz.
• Filmde Burgundy ile köpeği Baxter arasında farklı bir bağ olduğunu görüyoruz. Filmin ilk köpeği gördüğümüz 12.10 dakikasında ikisi arasında geçen konuşmasında, köpekle konuşurken aslında kendisiyle konuşuyor ve kendi içiyle yüzleşiyor diyebiliriz.
• Burgundy’nin köpeğinin öldüğünü sanması onun karakteri için bir kırılma noktası olmuştur. Anlatıcı ise bu durumu, basit bir çöp atmanın herkesin hayatını değiştireceğini söyleyerek ifade etmiştir.

FİLMDEKİ HABERCİLİĞİN ETİK AÇISINDAN ANALİZİ

Filmin en başında Ron Burgundy isimli haber sunucusunun işini ne kadar ciddiyetsiz yaptığını ve bu habercinin etik ahlaka sahip olmadığını görüyoruz.
Haber programlarının izleyici kitlesini (komik bir şekilde) görüyoruz filmin başında. Barda gürültüyü susturup izleyen insanlar, yaşlı yurdunda ihtiyarlar, doktorlar ameliyat sırasında izliyor ve hatta bir bebeğin konuştuğu ilk kelime Ron Burgundy oluyor. Kanal sahibi Ed Harken, izlenme oranlarında 1. Sırayı aldıklarını söylediğinde ise şu sözleri söylemektedir: ”Her kesimden izleyiciyi elde ettik!”
Burgundy ile Veronica’nın birlikte olmasının ise doğru ve objektif habercilik ya da disiplinli bir haberci olmak açısından etik olmadığını söyleyebiliriz.
İki habercinin asıl çatışması, Veronica’nın başarısından sonra yardımcı sunucu terfiiyle başlamıştır.
• İkisinin çatışması esnasında kanal sahibi haber merkezini ikiye böldürtmem, diyerek aslında “ideolojik atmosfer” in bozulmasından bahsetmiştir. Her medya kuruluşunun bir ideolojik atmosferi, bir çizgisi vardır.
• İkisinin çatışması, hiçbir şekilde etik habercilik çizgisinden çıkmayan Veronica’ yı da etkisi altına almıştır. Etik habercilik ahlakına uymayacak bir şekilde prompterdaki yazıyı değiştirmiş ve Burgundy’nin habercilik hayatını bir süreliğine bitirmiştir.

ÇEKİM PLANLARI VE AÇILARI 

(çekim açıları, ışık kullanımı, sahne geçişleri)

Kamera çekimleri dışarıdan bir göz olarak kullanılmıştır. Hatta filmde “anlatıcının” olması bizi filmden daha da dışarıdan izlemeye davet etmiştir. Ancak bir yandan da haber ekipleri partide kendilerini izleyiciye tanıtmışlardır. Kameraya bizzat bakarak anlatarak izleyiciyi yanındaymış hissi vermiştir.
Zoom-in ve zoom-out çekimi filmde sık sık görmekteyiz.
Bir ortamı tanıtırken ise kayan kamera hareketi görüyoruz.
Sahne geçişleri, kesme(cut) geçiş ve zincirleme geçiş(mix) teknikleriyle yapılmıştır. Özellikle Burgundy’nin
restaurantta caz flüt çalarken harekete göre kesme tekniği kullanılmıştır; o anki duygu durumu ve hareketliliği sağlamak açısından.
Öpüşme sahnesinde farklı geçiş kullanmıştır yönetmen. Kamera onlar öpüşürken yukarıdan aşağıya inip diğer sahneye aşağıdan yukarı hareketle geçişi sağlamıştır.
Filmde ışık kullanımında öpüşme sahnesindeki duş ışık dikkat çekmiştir. Duş ışık kullanımı Veronica ve Burgundy ‘nin o anda dış dünyadan ve hatta iş dünyalarından kopup kendi kendilerine kaldıklarının imgesidir.

Geniş Plan



Bir sahneyi, mekanı tanıtmada kullanılan açıdır. Karakterlerin ve nesnelerin birbirlerine göre konumlarını geniş açıyı kullanarak seyirciye aktarmıştır.

Yakın Plan


Karakterin hissettiklerini daha iyi anlamamızı ve ona odaklanmamızı sağlar.
Duyguları iyice vurgulamak adına yakın açıda çekilmiştir.

Üst Açı


Üst açının en önemli özelliği odaklandığı nesne veya kişiyi ezmesidir. Yani odaklandığı nesnenin aciz, ürkmüş vb. durumda olduğunu vurgular.
Bu sahnede de Veronica haber ekibine henüz girmemiş ve habercilikte henüz daha çok yeni. Karşısındaki ise en popüler haber sunucusu ilk karşılaşmalarını bu açıyla vererek karakterin ezilmişliğini göstermiş yönetmen McKay.

Alt Açı




Çekilen nesneyi yüceltici bir etkiye sahiptir. İlk fotoğrafta, alt açıda gösterilen sahnenin tam karşısındaki kişi yüceltilmiştir. Alttaki kare de ise Kanal 4 Haber Ekibi’nin başka ekiple
karşılaşmalarını ve alt açı ile yüceltilmesini görüyoruz.

Kuş Bakışı


Karakterin psikolojisi ve kişiliğini yansıtmada çok etkili bir açıdır. Karakteri inanılmaz basık gösterir. Kaybolmuşluk, çaresizlik vb. güçlendirmek için kullanılır.
Bu sahnede de karakterimiz habercilik hayatı bittiği için kaybolmuşluk hissini yaşamaktadır.

Amors Çekim


Amors çekimler genelde orta/bel planda çekilir. Filmde sık sık amors çekimi görmekteyiz.

FİLMDE UYGULANAN KOMPOZİSYON KURALLARI

Üçler Kuralı


Üçler Kuralına göre yönetmen ekranı yatay ve dikey olarak 3’ e böler ve karşı tarafa vurgulamak istediği nesneyi bu yatay ve ya dikey çizgilere yerleştirir. Burda da karakterlerimiz dikey konumda vurgulanmıştır. Bu kuralı filde sıkça görmekteyiz.

Çerçeveleme


Çerçeveye tekniği, karedeki özneyi daha da anlamlandırmak için çevredeki öğeleri kullanarak bir çerçeve yaratma anlamına gelir.

Bakış Boşluğu


Yönetmen birini kahramanlaştırmak isterse onu ekranın sol tarafına yerleştirir ve sağ tarafta bakış boşluğu oluşturur. Kahramanımız Ron Burgundy nerdeyse bütün film boyunca sol tarafa yerleştirilmiştir.

DEĞERLENDİRME

Anchorman filmi, absürt komedi olarak televizyon haberciliğin tüm gerçek ve
çetrefilli hayatını gözler önüne sermiştir. Tüm bu medya hayatını ve televizyon haberciliğini muhteşem bir şekilde yererek açık açık eleştirebilmek adına da absürt komedinin türüne sığındıklarını düşünmemek imkansız. Film, bir yandan etik habercilik ahlakından yoksun popüler haber sunucularının, bir yandan da tek amacının haber peşinde koşup iyi bir haber sunucusu olmak isteyen kadın habercinin çatışmasını güldürerek anlatmaktadır. Aynı amanda 70’ler dönemini anlatan film, Feminizm hareketlenmesini ve gelişimini de ilk kadın haber sunucusunun mücadelesinde göstermektedir. Bu durum çevresindeki tüm kadınları etkilemektedir. Veronica bir nevi dünyadaki Feminizm dalgasının başlamasını simgeleyen bir karakterdir aynı zamanda.
Filmde olan tüm olaylar ve karakterler tabiki habercilik etik anlayışına terstir.